21
Tem

Saraybosna’dan Selam Getirdik…

   Yazan: Yunus Emre Tozal   Kategori gezi

Yunus Emre Tozal

Dün Saraybosna’dan geldim. Şu aralar Bosna’yı, Mostar’ı, Drina’yı, Dünyaya İnsanlık ve Medeniyet dersi veren Aliya’yı, Aliya’nın 60 yıllık arkadaşı olan İsmet Kasiyoviç ile yaptığımız söyleşiyi, İHH Bosna Temsilcisi Diriliş Derneği Başkanı Nejat Kurdoviç’in Savaş Yıllarını anlattığı cümleleri, Sümeyye Vakfı Başkanı Suada Koco ile yaptığımız muhabbeti yazmakla meşgulüm.

İnşallah en kısa zamanda tamamlayacağım gezi yazımı. Tamamlayıncaya kadar tüm dünyaya özelde Batıya medeniyet dersi veren Aliya İzzetbegoviç’in konuşmasından bir bölüm sunuyorum. Aforizmalara dikkat buyurun:

“(…)Değerli Krayinalılarım, Banka Luka’lılar, Bosna Hersek vatandaşları! Konuşmama Besmele ile başlıyorum. Hepimize yardım etmesi ve barış ile beraberliğimizi korumamıza yardımcı olması için Allah’a dua ediyorum. Çok zor, belirsizliklerle dolu zamanlar geldi. Çünkü komşunuzun sizin hakkında neler düşündüğünü, bir şeyi neden yaptığını ve ne istediğini bilmediğinizde o zaman hakikaten zor zamanlar gelmiş demektir. Cesaretinizi geri vermek için gelmedik çünkü cesaretinizi zaten hiç kaybetmemiştiniz. Az umut vermeye geldik. Umut sarsılmıştır. Yalnız olmadığınızı söylemek için geldik.

(…)Diyorlar ki bölge geri kalmış, bölge ihmal edilmiştir. Bizde öyle olmadığını söylemiyoruz ki. Bu beraberce çözmemiz gereken ortak bir sıkıntı değil midir? Problem buradadır. Biz bu sorunun bizimle, Müslümanlarla ve Hırvatlarla beraber çözülmesini istiyoruz. Biliyorsunuz ki”Agrokomerc”i tekrar çalıştırdık. Çalışsın ve aş üretilsin diye. Bu teşebbüs engellendi. Cazin Krayinası daha mı iyi durumdadır? Nüfusu %51 Sırp olan belediyelerin Sırp belediyesi olduğunu söyleyenler haklı değildir. Geriye kalan %49 Müslüman ve Hırvatlara ne olacak? Onlar kime aittir? Bosna etnik olarak karışık bir ülkedir. Bölünme olmaz, ancak kargaşa ve kan isteyen birileri varsa o başka.

(…)1921 senesinde Banka Luka belediyesinde %40 Müslümanın yaşadığı bilinen bir şeydir.60 sene sonra 1981 senesinde, sadece %12 oldular. O zaman onlar nerde, bu Müslümanlara ne oldu? Neden gittiler?1921 senesinden bugüne kadar bu bölgeden 30’dan fazla cami yok oldu. Sadece son 30 sene içinde 20 cami yıkıldı. Çok sayıda mezarlık yıkıldı. Komşularımıza iyiyi ve kötüyü onlarla beraber paylaşmaya hazır olduğumuzu ilan ediyoruz. Müslümanlar bir daha asla başı öne eğik yürümeyecekler!

Asla ve hiçbir yerde ikinci sınıf vatandaş olmak istemiyoruz. Sırp belediyelerinde etnik azınlık olmak istemiyoruz. Müstakbel sivil cumhuriyetimizi, eşit halkların cumhuriyetini beraber inşa etmek istiyoruz.

(…)Sıcak kalp ve serin kafaya ihtiyacımız var. İyi ile kötüyü ayırt edebilmek için sıcak kalp, hata yapmamak, yanlış düşünülmeden adım atmamak için de serin kafa gerek. Bu sebeple, hüküm vermek için sıcak kalp ve serin kafanız olsun. Şimdi aklıma, benzer sıkıntılarla karşı karşıya bulunan ve halkı karşısına çıkan bir şair hakkındaki hikâye geldi. O zaman demişti ki: Köle mi, yoksa özgür mü olmak istiyorsunuz? Yeminle bitirmiş ve bende böyle bitiriyorum:

Yüce Allah’a Yemin Ederim ki Asla Köle Olmayacağız!”

Yunus Emre Tozal

21 Temmuz 2008 / Saraybosna

5. sayfa« İlk sayfa...23456