23
Ara

Bulgaryalı Ali Hepimizin Hikayesidir

   Yazan: Yunus Emre Tozal   Kategori sinema

Bulgaryalı Ali: Sevenleri hiçbir kuvvet ayıramaz.
Mustafa (Oğlu): Ölüm bile mi?
Bulgaryalı Ali: (Ölen eşinin resmine bakıp) ölüm bile…
Uzun Hikaye

1940′lı yıllardan başlayarak 70′li yıllara kadar uzanan öyküsü ile hem hüzünlü, hem neşeli ve coşkulu kimi zamansa heyecanlı ve romantik bir film olan Uzun Hikaye, senarist Yiğit Güralp’in tanımıyla çok ama çok iyi insanların saf ve ölümsüz aşklarını adalet ve doğruluk üzerine inşa etme mücadelelerini anlatan bir yapıt. Edebiyat dünyasında özellikle hikaye alanında kendine özgü üslubu ve özgünlüğüyle tanınan Mustafa Kutlu’nun aynı adlı eserinin sinemaya uyarlanması olan filmin yönetmenliğini Osman Sınav üstlenirken, senaryo uyarlamasını ise Yiğit Güralp kaleme almış. Filmin başrolünü Kenan İmirzalıoğlu üstlenirken kadroda kendisine Altan Erkekli, Güven Kıraç, Zafer Algöz, Cihat Tamer, Tuğçe Kazaz ve Ushan Çakır isimleri eşlik ediyor.

“Kaderin yayı kurulu durur, vakti gelince boşalır denilmiş.”
Mustafa Kutlu – Uzun Hikaye

Mustafa Kutlu kitaplarında hikâyenin bir ucundan tutup kitapla birlikte yolculuk etme gibi bir durum vardır. Bu filmde de trenin bir vagonunu izleyiciye ayırmış Osman Sınav, izleyici daha ilk dakikadan itibaren filmin içinde kayboluyor. “İyi insan olmak için sadece kalbimize ihtiyacımız var” diyor Osman Sınav. Filmin konusu da iyi bir kalbin öyküsü niteliğinde; Bulgaryalı Ali küçük yaşta yetim kaldıktan sonra Pehlivan dedesi Süleyman ile Bulgaristan’dan Türkiye’ye gelen bir Balkan göçmenidir. Ali’yi dedesi mert ve eşitliğe inanan bir insan olarak büyütür. Delikanlılık yıllarında aşık olduğu Münire’yi ailesi ona vermeyince kaçıran Ali’nin hayatı bundan sonra sevdiği kadınla birlikte tren istasyonlarını arasında kasaba kasaba gezip, nerede tutunabilirse orada yaşayarak geçer. Bu arada Mustafa adında bir de oğulları olur. Fakat geçimini daktilo bilgisi, katiplik, muhasebe kaydı tutma gibi işlerle kazanan Sosyalist lakaplı Ali haksızlığa katlanamayan kişiliği nedeniyle, en basit eşitlik istediği kasabadan dahi bencil ve çıkarcı insanların kumpası nedeniyle kovulur. Bu arada Mustafa da büyümekte ve kendi hikayesini oluşturmanın peşindedir… 1940′lı yıllardan başlayarak 70′li yıllara kadar uzanan öyküsü ile hem hüzünlü, hem de neşeli ve heyecanlı bir film olan Uzun Hikaye’de anlatılanlar öyle gerçekçi ki, toplumumuzda gördüğümüz samimi aşkların ve destansı mücadelelerin izlerini açıkça görebilirsiniz. Buharlı rayların üzerinde geçen hayatın, bir çocuğun gözünden anlatılan hikayesidir de denilebilir Uzun Hikaye’ye. Yoksulluk, aşk, kaybetmek gibi kavramları bile acıtasyona başvurmadan seyirciye sunulması filmin artılarından biri olmuş.

Uzun Hikâye bir yanıyla anti-sosyalist bir film; bir başka yanıyla da sosyalizmi öven bir yapıt. Sosyalizmin iktidar yanını eleştirirken, muhalif tarafını övmekte… Türkiye’de komünist, sosyalist, eşitlik, paylaşma kelimelerinin  yüksek sesle söylenemediği 1960’lı dönemlerde geçer Bulgaryalı sosyalist Ali’nin hikayesi. Ali, kurulu düzenin kasabalara yansıyan boyutu içinde bir yandan adaletsizliklerle uğraşırken, diğer yandan küçük dost halkalarında toplumdaki iyilik damarı ile buluşan ve aile hayatında küçük imkânları büyük sevgi ile harmanlayıp büyük mutluluklar devşirebilen kişilik.

“Ayakkabılar eskir be ali’m, her şey eskir. Bak sen hâlâ sevdiğim adamsın, sen eskime.”
Osman Sınav – Uzun Hikaye

Mustafa Kutlu gibi bir yazarın hikayesinin sinemaya uyarlanması pek kolay bir iş değil. Osman Sınav kitabın zorluklarını kavramış olacak ki ince eleyip sık dokumuş. Kitaptan bağımsız olarak düşünüldüğünde çok fazla endişe verici noktalar gözükmüyor filmde, zaten kitap için yazılmış bir hikayenin birebir şekilde filme aktarılması da pek mümkün değil. Müzikler ve özellikle mızıka teması gayet uyumlu olmuş ama gereksiz yere müziğin kullanıldığı birkaç sahne de yok değil. Ama genel olarak baktığımızda film, uzun süresine rağmen akıp giden hem gülümsetip hem gözleri dolduran sıcak bir aile filmi. Kalemin, kelimelerin, şiir ve edebiyatın da kendisine yer bulduğu, işlendiği, doğrunun ne olduğunu, hakikat çabasının ne olması gerektiğini sorgulayan bir film. Nurettin Topçu’nun “isyan ahlâkı” anlaşılmadan Uzun Hikâye’nin kahramanı Bulgaryalı Sosyalist Ali’nin macerası tam olarak anlaşılmaz. Çünkü Topçu’nun isyan ahlakındaki hareket felsefesi, Bulgaryalı Ali’nin o sade ve yalın hayat hikayesini oluşturuyor. Bu yüzden bizden bir film, bizim insanımızı anlatıyor eksikleriyle artılarıyla. Kitaptaki imgeler tamamen işlenmiş, trenler, saka kuşu, küpe çiçeği, yağmurlar, kasabalar, eski gazozlar, yazlık sinemalar, her birinin destansı aşklara tanıklık ettiği kasabalar, Nurettin Topçu’nun isyan ahlakı, Bulgaryalı Ali’nin Köroğlu tavrı… Bu film izlenmeli, özellikle sevdaköylü insanların ve adaletsizliğe tahammül edemeyen herkesin mutlaka izlemesi gereken bir film Uzun Hikaye.

Yunus Emre Tozal
Mimar ve Mühendis, Sayı: 68