17
Nis

Tanpınar okuyun korkmayın, muhafazakar ya da modern olmazsınız!

   Yazan: Yunus Emre Tozal   Kategori haber

Ayraç Kitap Dergisi 42. Sayısında “Tanpınar’ı Okuma Biçimi” Dosyası Hazırladı!

– Tanpınar’ı Muhafazakar mı Modern mi?

– Entelektüellerimizin Tanpınar ile imtihanı…

– Tanpınar’ı nasıl bir okuma biçimi ile okumalıyız?

– Tanpınar’ın Şair Kimliği Üzerine…

– Tanpınar Türk edebiyatının neresinde durur?

Dosya Yazarları: Yrd. Doç. Dr. Gökhan Yavuz Demir, Hasan Parlak

Abdulkadir Hacıaraboğlu, Tebessüm Yılmaz, Hasan Aksakal

Yücel Bektaşoğlu, Nihal Yormaz, Firdevs Kapusızoğlu

Ayraç 42Türk edebiyatını derinden etkileyen ve ardından gelen pek çok isme esin kaynağı olan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ölümünün üzerinden yarım yüzyıl geçti. Tanpınar hem döneminde hem de sonrasında pek çok edebiyatçıyı etkilemiş bir yazar, bu yüzden Handan İnci, Tanpınar’ı Türk edebiyatında kalem oynatan yazarların uğramadan geçmeyeceği bir isim olarak tanımlar. 11. sayımızda “Türk Romanı ve Modernite” dosyamızda Tanpınar’ın Huzur ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü romanlarını tahlil etmiş, Enis Batur ile modern Türk edebiyatında Tanpınar’ın etkilerini konuşmuştuk.

Son zamanlarda konuşulan ve edebiyat camiasında dile getirilen Ahmet Hamdi Tanpınar’ın muhafazakar ya da modern olduğuyla ilgili yazılar, Tanpınar’ın yeniden, ama doğru bir tanımlama ve okuma biçimiyle okunmasının tekrar tekrar elzem haline geldiğini düşünüyoruz. Önce Hilmi Yavuz’un sonra Murat Bardakçı’nın Tanpınar’ı okuma biçimiyle alakalı yazdıkları yazılar konuyu gündemde tuttu ve fakat yeni bir şey de söylemedi. Ayrıca son zamanlarda yayınlanan Tanpınar kitaplarının niteliğini ve Tanpınar’la yapılan tezlerin içeriğini de tartışmaya açtı. Bu açıdan iyi oldu aslında. Çünkü süreç boyunca, her kesimin Tanpınar’ı ele alış şeklinin kendi grup ve düşünme biçimine göre aldığı daha da  netleşti.

Ayraç Tanıtım 42Evet, bugün Tanpınar’ı ister modern muhafazakar, ister sadece modern ya da sadece muhafazakar yönüyle okuyalım, kendi düşünce ve ideolojik bakışımızdan sıyrılmadıkça onu ve kitaplarındaki engin düşünceyi tam anlamıyla kavrayamayız. Tanpınar, Mehmet Kaplan’ın dediği gibi yazarlığının yanında psikolog, sosyolog ve filozoftur. Derin bilgisiyle bu sıfatların hepsini hak eder. Roman kurgusu içinde ince ince işlediği fikirler bunun ispatıdır ve üstelik bunu yaparken üsluptan hiç mi hiç ödün vermez. Kendine özgü sesinde, ritminde ve ahenginde en ufak bir değişiklik göremezsiniz. Fikirle sanatı ustalıkla buluşturan, eleştirirken analiz eden, tahlil ederken hedef gösteren ender romancılardandır. Tanpınar, içinde bulunduğumuz zamanda yeniden okunmayı hak etmektedir. Hakkında yazılan yüzlerce tez, Tanpınar’ın okundukça anlaşılacağına dair ümitleri taze tutmaktadır. Bugün Tanpınar hakkında yapılan tezlerle kaç akademisyen kademe atlamış, akademik yönde ilerlemiştir.

Tanpınar’ı kitap okurlarının gündeminde tutulması, edebiyatımızın gelişimini daha iyi kavrayabilmek ve 1950’lerden bu yana gelinen süreci tanımlayabilmek için elzemdir. Tanpınar’ın daha iyi anlaşılacağı ümidiyle, iyi okumalar!