
Bir yaşam biçimi olarak Sanat
Şehir Tiyatroları Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle Şehir Tiyatroları’nın belediye bürokratlarına teslim edilme süreci, geçtiğimiz aylarda sanat tartışmalarını alevlendirmişti. Sanatçılar ve yazarlar değişikliğin özgür sanat ve özgür tiyatroya bir saldırı olduğunu düşünerek sokaklara çıktı. Onlara binlerce tiyatro izleyicisi katıldı. Kısa zamanda hem sosyal medyada hem sokaklarda en çok konuşulan gündemlerden biri haline gelen tartışmalar, sadece siyaset alanında değil, medya ve basın dünyasını da epey meşgul etmişti.
Bu tartışmalar genel olarak “sanatın neyin/kimin belirlediği” üzerine odaklanmış, “muhafazakâr sanat”ın olup olamayacağı üzerine konuşulmuş, sanatın iktidar ve siyaset üzerinden tanımlamaları yapılmıştı. Her ne kadar fındıkkabuğunu doldurmayacak seviyeye çekildiyse de bir türlü sanatın hayatla olan ilişkisi üzerine durulmamış, sanat üzerinden ideolojik tartışmalar yapılarak konu siyaset tartışmalarına dönüşmüştü. Sanatın ve sanatçının özerkliğinden önce sanatın geldiği nokta tartışılabilseydi, belki de bu tartışmaların hiçbirisi yapılmayacaktı.
Biz bu sayımızda sanatın ne için olacağını, ne için üretileceğini ve ne için olması gerektiğini tartışmaya açarak konuyla ilişkin geniş bakış açıları oluşturmaya çalıştık. Sanatın tarihselliğinden günümüze geldiği noktanın fotoğrafını çektik ve fotoğrafın bütününe nasıl bakılabileceği üzerine konuştuk. Sanat kitaplarını sanatın tarihinden ve kuramından yola çıkarak inceledik ve sanatın “hayat”la olan ilişkisi üzerinde durduk. İstedik ki bir tiyatro tartışmasından gündeme gelen ve başka sebeplerden ötürü bir anda gündemden çıkan bu tartışmalar, hafızalarda salt bir tartışma olarak kalmasın. Sanatın geldiği noktayı ve gelecekte hayatımızda bulunacağı noktayı değerlendirirken, sanatın hayatla olan ilişkisini de göz ardı etmemenin gerekliliğine inanıyoruz. Baudrillard 1996’da çağdaş sanatın anlamsız ve hükümsüz olduğunu iddia etmiş, ardından Sanat Komplosu’nu ilan etmişti. Bizim bu komploya bile bile kurban gidebilmemiz, sanatın hayatla olan ilişkisini hâlâ çözemediğimizin bir göstergesi değil mi?
İyi okumalar…
Dergiden Haberdar Olmak İçin: iletisim@ayracdergi.org
Adres: İsmetpaşa Mah. Abdi İpekçi Cad. Kamer Sok. Sadık İş Merkezi
No: 2 Daire: 8 Bayrampaşa / İSTANBUL www.ayracdergi.com
Tel: 0(212) 493 04 560 Fax: (212) 493 04 62
Ayraç’ı Nerede Temin Edebilirim?
- Dergimiz her ay matbaadan çıkar çıkmaz size ulaşılması için abone olabilirsiniz:iletisim@ayracdergi.org
- Tüm D&R ve NT Mağazalarında bulunan Ayraç Kitap Dergisi, her ayın ilk haftasında temin edilebilmektedir.
- Kadıköy’de ve Yenikapı’da İDO Şubelerinde bulunan İstanbul Kitapçısı’ndan da temin edilebilir.
- Ayraç Dergisi Kültür ve Turizm Bakanlığı abonesi olup, yaklaşık 200′e yakın kütüphaneye her ay abone olarak gönderilmektedir.
- Bunların yanısıra merkez kitapevlerinden alınabilir.
- İnternetten kitapyurdu.com, idefix.com ve pandora.com.tr adreslerinden sipariş verilebilir.
Ayraç Sosyal Medyada!
Twitter: www.twitter.com/ayracdergisi @ayracdergisi
Facebook: www.facebook.com/ayracdergisi
Youtube: www.youtube.com/ayracdergisi
Google +: Ayraç Kitap Dergisi / ayracdergi@gmail.com
