28
Nis

Tutarsızlığın Tutarlılığı: Slumdog Millionaire

   Yazan: Yunus Emre Tozal   Kategori sinema

12

Bu yıl 10 Oscar’a aday gösterilip 8 ödül birden alan, bir eleştirmenin ‘Hindistan’da çekilen, Avrupa’da finanse edilen, İngilizlerin yaptığı, Hintçe konuşan Müslümanların oynadığı ve doruk noktasında Fransız romanından sorulan bir soruya dayandırılan film’ diye tasvir ettiği, kültürlerarası film ‘Slumdog Millionaire’… Danny Boyle’nin tuvalet takıntısını üzerinden atamadığı ya da atmak istemeyip bizi her defasında fosseptik çukurunda yüzdürmek istediği anlaşılıyor. Seyirciyi yıllar önce Trainspotting filminde İskoçya’nın en kötü tuvaleti nasıl soktuysa bu sefer de Slumdog Millionaire filminde Hindistan’ın umumi iğrenç tuvaletinde yapıyor yapacağını. Filmin esas oğlanı Jamal’in küçükken hastası olduğu artist Hindistan’ın Cüneyt Arkın’ı Amitabh Bachchan’dir. En çarpıcı sahnesi Jamal’in hayali olan Amitabh Bachchan’a ulaşmak için yaptığı çılgınlıktır. Çırpınmak yok, kadere razıymış gibi… Müslüman oldukları için annesi öldürülen ve kardeşi ile kalakalmış bir çocuğun en sevdiği aktör için fosseptiğe atlamayı göze almasıyla izleyeni kendi büyülü atmosferinin içerisine sokan bir film. Hindistan’da olmalarına rağmen, Taç Mahal’ı ilk kez gördüklerinde cennet sanan, daha önce TV izleyemediklerinden dolayı bir logoda yazanı bilmeyen, “getto köpekleri”nin, Taç Mahal’de yaşadıkları maceralar, yarattıkları iş fırsatları…

13

Filmin özellikle ilk yarısı ‘gerçek Hindistan’ı yakalamaya çalışır nitelikte: Karakolda baş aşağı asılmış bir adam bilincini kaybedene dek işkence görüyor, açlıktan kıvranan çocuklar dövülüyor, tacize uğruyor. Anneler, çocuklarının gözü önünde öldürülüyor, Müslümanlara yapılan zulümler gösteriliyor, küçük kızlar fahişeliğe, oğlanlar dilenmeye zorlanıyor. Hatta bir noktada daha çok para getirsin diye, bir çocuğun gözleri asitle kör ediliyor. Topladığı Altın Küre ödülleri ve 10 Oscar adaylığıyla gündemden düşmezken, Hindistan’da eleştirilerin odağı olmuştu. Aktivist Tateshwar Viswakarma ‘Kenar mahallelerde yaşayan insanlara ‘köpek’ demek insan haklarına aykırıdır’ demiş ve filmin İngiliz yönetmeni Danny Boyle’nin kuklasını 56 ayrı kenar mahallede yakacaklarını söylemişti. Hintliler filmin adındaki ‘dog / köpek’ sözcüğüne tepki gösteriyor. ‘Slum’ kökeni tam olarak bilinmeyen ama ‘varoş, gecekondu, kenar mahalle’ anlamı taşıyan bir kelime. Buralarda yaşayanlara da ‘slum’ deniyor. Aslında ‘Slumdog’ diye bir kelime olmadığını, filmin senaristi Simon Beaufoy da kabul ediyor ve bunun kendisinin uydurduğunu, kimseye hakaret etme amacı da taşımadığını belirtmişti. Ama asıl mesele, filmin Hindistan’ın saklanan yüzünü anlatması: İşkence, yoksulluk, toplumsal şiddet, fuhşa zorlanan çocuklar… Taç Mahal, neon ışıklı genelevler, polis barbarlığı, kardeşlik, kardeşi sırtından vurmak, pişmanlık, çekememezlik, fanatiklerin masum azınlıklara uyguladığı şiddet, silah, şairler, sesler, hırsızlık, fakirlik ve hayata tutunuş zenginlik ve güç, aşk, yüz dolarlık paranın kokusu pişmanlıklar, yalanlar, aldatmalar, kanmayışlar, leş gibi umumi tuvaletler, teneke çatılı evler…

Film Slumdog Millionaire

Devamını oku »