31
Mar

Ayraç 18: Yazarlar ve Okurlar

   Yazan: Yunus Emre Tozal   Kategori haber

 

Kapağı büyütmek için üzerine tıklayınız…

Cemil Meriç, Hz. İsa’nın havarisi Pavlus için, “İsa’yı Hıristiyanlaştıran adam” diyordu. Hıristiyanlığın, havariler kanalıyla yazılan kitaplardan ve o kitapların Roma İmparatorluğu içinde tohumlanıp neşvü nema bulmasıyla kurulmasına nazar eden bir tespitti. Aslında tarihte genellikle de böyle olmuştur. İnsanları ve eserlerini yaşatan, başka insanlar ve onların etkinlikleridir. Peygamberleri, etrafında kümelenen insanlardan ayrı tutamayız tarihsel olarak. Bugünlere taşınan pek çok bilgi ve belge, dikkatli gözlerin çabalarıyla olmuştur. Hadis-i Şeriflerin titizlikle işlenmesi, her bir Hadis için at sırtında yolların aşılması, karşılıklı okumalar yapılması, Hadis literatürünü düşünürken akılda tutulması gereken önemli bir husustur. Haliyle her metnin böyle kendi tarihi vardır.

Yazarları yaşatan da, okurdur: Sadece okuyup kişisel dünyalarının bir parçası haline getirenler değil, ‘militan okur’ diyebileceğimiz şekliyle kitapları gelecek nesillere taşıyanlar. Hatta bunlar arasından başka yazarlar da neşet eder. Bu silsile, tarihsel bir gerçeklik olarak kaydedilebilir ancak bir şartla: Silsileyi eleştirmek gerek. Bir yazarın yazdıkları, okurun algıladıklarından ve başka bir metne dönüşürkenki geçiş döneminden çok farklı olabilir. Metinlerin yeniden okunması, tekrar ele alınması, bir tecdid döneminin yaşanması bu nedenle hayatîdir. Ama en kritik olanı da şu: Her metin, değerlendirme noktasında eleştiriye tabi tutulmalı. Zamanın ruhuna göre yeniden okunmalı, yazarların insanî özellikleri kaybolmamalı, metinler kutsiyet kazanmamalı.

Son zamanlarda çok sayıda ‘anma toplantısı’ yapılıyor. Belli ki bazı yazarların kaybolmasına, unutulmasına, düşünce ufkunda parıldamamasına içerleyen bazı ‘militan okur’ kitleler, sevdalı oldukları yazarları bugüne taşıma gayreti içerisinde. Gayet de tatlı bir telaş bu. Ama sonunda iş, Hz. İsa’nın ‘Hıristiyanlaştırılması’ meselesine gelip dayanabiliyor. Bugünkü Hıristiyanlığın, İsa’nın sözlerinden ne kadarını içselleştirdiğini, O’nu ne kadar algılayabildiğini bilemiyoruz. Tıpkı, Mehmet Akif’in ne kadarının bugün ‘anıldığını’ yahut Cahit Zarifoğlu’nun şiirlerindeki mananın ne kadarının aslında okurun bugün paylaştığı mana ile eşdeğer olduğunu bilmediğimiz gibi. Bugünlerde çok güzel bir kitap var: “Bir Putun Alacakaranlığı” adında. Freud’un hayatını eleştirel bir gözle ele alan Michel Onfray, gençliğinde tutkuyla bağlı olduğu Freud’a ve Freud’cu öğretiye, tarihçiliğin karşısına çıkardığı ‘hakikat’ karşısında nasıl Freud’cu öğretinin aciz kaldığını anlatıyor. Tavsiye olunur…

***

18. sayımızla sizi karşı karşıya bırakıyoruz. Abdullah Yavuz Altun geçen sayıdaki “Büyülü Gerçeklik” konusundaki yazısına eleştiriyi ve sanatı da dâhil ediyor bu sefer. Feridun Andaç “Günün Güncesi” başlıklı yeni köşesiyle günlük yazılarıyla karşınızda… Her sayıda o ayın gündemini değerlendirecek olan Feridun Andaç’ı yeniden aramızda görmekten mutluyuz. Melike Günyüz “Çocukların İstanbul’u”nu yazarken, Kibar Ayaydın yakın zamanda çıkan ve çok ses getiren Mehmet Aydın’ın Tanpınar kitabını tahlil ediyor. Yunus Emre Tozal Metin Karabaşoğlu’nun “Oyuncak Tamirhanesi” kitabına “Oyuncak Hikâyesi” filmi üzerinden bir denemeyle, Ahmet Sarı ve Ali Utku birlikte kaleme aldıkları Martin Buber yazısıyla, Hüseyin Etil Durkheim’ı incelediği “Sosyoloji’de Fundemantalist Strateji” başlığı altında yazdığı incelemesiyle bu sayıya katkı sağladılar.

Bu sayımızın söyleşisini Hilmi Yavuz ile yaptık. Hilmi Yavuz şiirlerinin ‘tematik’ yönlerini, yapısalcı anlamda söyleminin kurucu öğelerini, şiir ve dil üzerine düşüncelerini Servet Gündoğdu ve Atiye Gülfer Kaymak’ın soruları ve Prof. Dr. Burhanettin Tatar’ın da katılımıyla anlattı. Mehmet Zeki Kaya’nın Doğan Cüceloğlu’nun “İçimizdeki Çocuk” kitabıyla Amerikalı ünlü psikiyatrist John Bradshaw’ın ‘Homebacking’ kitabını karşılaştırdığı ve benzerlikleri ortaya koyduğu ilgi çekici yazıyı merakla okuyacaksınız.

Bir sonraki sayımızda görüşmek dileklerimizle,

İyi okumalar dileriz…

AYRAÇ


31 Mart 2011, 16:52 tarihinde haber kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.


Yorum Yapın

İsim (*Gerekli)
E-Posta (*Gerekli)
Site
Yorumunuz

*