17
May

Trakya Üniversitesi’nde Mimar Sinan Konuşuldu

   Yazan: Yunus Emre Tozal   Kategori gezi

Yazı: Yunus Emre Tozal

Uluslararası Mimar Sinan Sempozyumu
Bu yıl Mimar Sinan’ın 425. ölüm yıldönümündeyiz. Trakya Üniversitesi’nde iki gün süren VIII. Uluslararası Sinan Sempozyumu’nda “Farkındalık” konuşuldu. MMG ve Mimar Sinan Vakfı’nın ortak düzenlediği sempozyumun ilk panelinde Süleymaniye Külliyesi anlatıldı, gündemdeki siluet tartışmalarına dair açıklamalarda bulunuldu. Panele MMG’den İstanbul İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Mimar Ümit Ünal, Mimar Sinan Üni. Rektör Yard. Prof. Dr. Suphi Saatçioğlu, Genç MMG Komisyonu Başkanı Mimar Yavuz Sarı, MMG AB Proje Koordinatörü Yunus Emre Tozal, MMG Yerel Yönetimler Kom. Bşk Selami Keskin ve Yüksek İç Mimar Büşra Erçin katıldı.

Mimar Cengiz Bektaş:
“Ben çalışmalarımla Mimar Sinan’a layık değilsem, Sinan’la övünmeye hiç hakkım olamaz!”

VIII. Uluslararası Sinan Sempozyumu, Mimar Cengiz Bektaş’ın açılış konuşmasıyla başladı. Bektaş, açılış konuşmasında Mimar Sinan’ı maalesef anlayamadığımızı, anlayacak bir zihinde olmadığımızı belirterek, bugün artık mimari bir üslup geliştirmeye çalışmamız gerektiğini söyledi. “Çalışmalarımızı Mimar Sinan’ın geldiği kültürün altyapısından hazırlarsak, o muhteşem kültürümüzü ve mimarlıkta edindiğimiz tecrübeleri gelecek kuşaklara taşıyabiliriz” diyen Mimar Cengiz Bektaş, konuşmasını “Sinan’a layık olmaya çalışmalıyız” diye bitirdi.

Mimar Sinan VakfıMimar Sinan Üni. Rektör Yard. Prof. Dr. Suphi Saatçi:
“Sinan Ayasofya’yı restore etmeseydi, Ayasofya bugünlere gelemeyebilirdi…”

Açılışın ve öğle yemeğinin ardından oturumlara geçildi. MMG’nin düzenlediği oturuma konuşmacı olarak Mimar Sinan Üni. Rektör Yard. Prof. Dr. Suphi Saatçi, İstanbul İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yard. Mimar Ümit Ünal, Doğan Savran, Şaduman Sazak, Anıl Mühürdaroğlu ve Nurçin Çelik katıldı. Kent kültürü ve kent bilincinin konuşulduğu panelde, Mimar Sinan Üni.’den Prof. Dr. Suphi Saatçi ilk konuşmacıydı. Konuşmasında genel olarak Mimar Sinan’ı anlatan Prof. Dr. Suphi Saatçi, bakmak ve görmek arasındaki farklardan giriş yaparak, Mimar Sinan’ın eserlerine baktığımızı ama göremediğimizi ifade etti.

Mimar Ümit Ünal: ‘’Süleymaniye Külliyesi; Hayatın tüm yönlerini kuşatan (bir yapı olarak) Türk Mimarlık Tarihinin Doruk Noktasıdır.’’

İstanbul İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Mimar Ümit Ünal, Süleymaniye Külliyesinin, Konstantinopolis ile İstanbul’u ayıran en büyük strüktürel özelliği olan bir yapıt olduğunu, Türkler için Süleymaniye’nin bir camii olmaktan çok kurumsallaşmış bir sosyal düşünce, bütün bir tarihi özümseyen bir sembol olduğunu belirtti.

Yunus Emre Tozal, Selami Keskin, Yavuz SarıMimar Sinan’ın tasarladığı külliye planlarında Caminin Külliyenin odak noktası olduğunu, Camilerin önemi arttıkça medrese ve imaretlerin sadeleştiğini, Sinan’ın asıl ustalığının bu kompleksin vaziyet planında bulunduğunu, Sinan’ın orijinal bir şehircilik görüşü ile Külliyeyi teraslar halinde çözdüğünü, Külliyenin hayatın tüm yönlerini kuşatan bir yapı olarak (dini işlevi yanında, Eğitim, Sağlık, Temizlik, Sosyal Yardım, Konaklama ve Ticaret gibi birimleriyle) Türk Mimarlık Tarihi açısından bir doruk noktası olduğunu vurguladı.

Mimar Ümit Ünal, gündemdeki siluet tartışmalarına da değinerek, Camilerin İslam Kentinin formu olduğunu, Süleymaniye bu uygulamanın İslam Tarihindeki eşsiz bir örnek olduğunu belirtti. Bilge Mimar Turgut Cansever’in şehircilik tanımlamalarından örnekler veren Ümit Ünal, ‘’ İslam, varlığın bütünlüğünü, insan hayatının bütün veçhelerini kapsar. Bu bakımdan evler, mahalleler ve şehirler İslam mimarlık kültürünün büyük abidelerinden ayrılmaz.’’  dedi.

Devamını oku »

1. sayfa12345