
“Kim var imiş biz burada yoğ iken”
Karacaoğlan
Merhaba,
Sevgili Sezer Erdoğan ve Yunus Emre Tozal ile birlikte Ayraç’ın yayınına karar verdiğimiz günlerde, düşüncemizi paylaştığımız dostlarımıza Ayraç’la ilgili tasarımımızı anlatırken en çok kullandığımız kelimelerden biri de ‘Virgül’ olmuştu. Ne bir benzeme ne bir öykünme nede başka bir şeyi içermeyen bir yakınlığın bize sağladığı bir kolaylıktan faydalanıyorduk belki de. Bizim en az 7 ya da 8 yıllık düşümüzdü Ayraç, o tarihten beri dergimize koymuş olduğumuz isimle bile bir yakınlık hissediyorduk Virgül’e karşı…
Samimiyetle ifade etmekte fayda var, bizim için bir örnek olmaktan çok bir öncü hükmündeydi Virgül, sözgelimi bir dönem yayınlandıktan sonra kapanan ‘Kitap Haber’ gibi ‘Kitap Postası’ gibi… Bizden önce yanlarında ve içlerinde kitapla yola çıkan yakınlarımızdan dostlarımızdan biri gibiydi…
Biz Ağustos ayında ilk sayımızı çıkardığımızda sadece Virgül vardı ve bizim Virgül’le ilgili yegâne tasarımımız da, Virgül’le birlikte aynı raflarda olma ayrıcalığının verdiği mutluluktu. Biz henüz yeniydik ve yer aldığımız raflarda Virgül’e bakan okurlar olacaktı muhakkak ve bizi de Virgül’ün yanı başında göreceklerdi… Bu da oldukça güzel bir şeydi bizim için…
Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık… Ayraç’ın 4. sayısı çıkarken Virgül Ekim-Kasım sayısıyla yayın hayatına bizleri üzen bir nokta ile son vermiş durumda… Cihan Aktaş’ın da söylemiş olduğu gibi: “…Virgül alanında güven uyandırmayı başarmış bir kitap-eleştiri dergisiydi. Bu güvenin oluşturduğu bir geri dönüş gücü ya da emeli var olmalı, bunu yürekten dileriz, diliyoruz…’’
Şimdi Virgül’le birlikte aynı dergi raflarında iki ya da üçkere beraber olmanın güzelliği ile avunuyoruz… Dergi reyonlarına bakan okurlar artık bizi görecekler tek başımıza, biz kendimizi böylece yalnız hissederken onlar Virgül’ü anımsayacaklar, Virgül’ü anımsatacağız okurlarımıza… Virgül’ü çıkaran güzel insanların Ayraç’ı sevdiklerini işittik… Hiç şaşırmadık… Çünkü bizde Virgül’ ü hep çok sevmiştik…
Sevgili Okurlarımız; bu sayımızda daha önce ilan ettiğimiz gibi sizleri efsane dergi ‘Halkın Dostları’ ile buluşturuyoruz. Bundan dolayı mutluyuz… İlerleyen sayfalarımızda ‘Halkın Dostları’ olarak sesimize ses veren Ataol Behramoğlu ile yapmış olduğumuz söyleşiyi beğeneceğinizi umuyoruz.
Bu sayımızda birkaç güzel haberimiz daha var, kıymetli denemeci, öykücü, eleştirmen Feridun Andaç’ın ‘Yazıdan Yoruma’ başlıklı aylık yazılarını artık ‘Ayraç’ta okuyacaksınız. Değerli felsefeci Ali Utku’nun ‘felsefiyat’ sayfalarında sürecek olan yazılarının ikincisini de bu sayımızda bulacaksınız. ‘Düş Gören Defter’lerin hikâyecisi Hayrettin Orhanoğlu, ‘Sayıların Gizemi’ hakkındaki yazısıyla katıldı bu sayımıza.
Mukadder Erkan “Postmodern Anlatıda Dil, Zaman, Mekân” başlıklı yazısıyla, Bünyamin Aydemir “Dramatik ve müzikli anlatımda Hız ve Ritim” başlıklı incelemesiyle, Yunus Emre Tozal “Zihinsel Hijyen: Toplumbilimsel Muhayyile” başlıklı yazısıyla, Abdullah Yavuz Altun “Şiirin Amentüsü, İmgenin Politikliği: Tevfik Fikret ve İsmet Özel üzerine bir karşılaştırma” başlıklı incelemesiyle, Ahmet Bozkurt “Freud’un Huzursuzluğu” başlıklı yazısıyla aramızdalar. Cemil Üzen Ferit Edgü’nün Kaçkınlar’ını, Zeynep Elbasan David Damrosch’un “What is World Literature?” kitabını, Suavi Kemal Yazgıç Ebubekir Eroğlu’nun ‘Muğlâk Ölçekli Harita’sını, Güncel Önkal ‘Yazarın Odası’nı, Tufan Erbarıştıran ‘Halepçe’den Gelen Sevgili’yi yazdı.
İbrahim Tüzer Sezai Karakoç şiirini, Saadettin Acar Sezai Karakoç düşüncesini tahlil etti. Hüseyin Akın Osman Toprak’ın “Dil ve İmkân” Kitabını, Ali Görkem Userin Dücane Cündioğlu’nun son kitabı “Hz. İnsan” hakkında yazdı. Yusuf Yavuzyılmaz çıktığı günden itibaren tartışmaların odak notasında bulunan bir kitabı, ‘Bilginin İslamileştirilmesi’ni ve hakkındaki tartışmaları, Mehmet Akif Ertaş Alfred Döblin’in ‘Berlin-Aleksander Meydanı’nı yazdı.
Petek Sinem Dulun ‘Ağır Tören’i, İsa Karaaslan İbrahim Tüzer’in İsmet Özel Şiire Damıtılmış Hayat kitabını inceledi. Fatih Çodur Cafer Turaç şiirini, Aydın Hız ‘Oğluma Ahlak Üstüne Öğütler’i, Özlem Yaşar Edvard Munch’ü yazdı.
Ocak 2010’da 5. sayımızda görüşmek dileklerimizle iyi okumalar efendim…

Ayraç’a katkı sağlamak isteyenlerin dikkatine
- Ayraç, bir edebiyat dergisi değil, kitap tahlili ve eleştiri dergisidir. Hikâye, şiir, deneme gibi ürünlere yer verilmemektedir.
- Ayraç’a yayımlanması için gönderilen yazı, başka bir dergide, bir kitapta ya da internet ortamında daha önce yayımlanmamış olmalıdır.
- Ayraç’a gönderilen yazı, aynı anda bir başka dergiye ya da dergilere gönderilmemelidir.
- Yazıların son çıkan kitaplar hakkında yazılmış olması zorunluluğu yoktur. Başucu eserlerinden ya da çok önceden basılmış herhangi bir kitaptan yola çıkarak yazacağınız inceleme, eleştiri ya da tahlil yazılarınızı da yollayabilirsiniz. Ayraç, kitaplardan yola çıkarak bir dünya inşa etmeye, bir perspektif kazandırmaya, imgelerle donanmış bir yolculukta hakikat arayışı içinde olmaya çabalayan bir dergi olacaktır.
- Bir ya da birkaç kitabın ortak imgelerinden yola çıkılarak inceleme, eleştiri ya da tahlil yazıları yazılabilir. Bu yazılarda kaynakça belirtilmelidir. Tek bir kitap üzerine inceleme, eleştiri ya da tahlil yazılarındaysa kitapla alakalı notlar ve kitaptan yapılacak alıntılar yazının içine yerleştirilmelidir. Kitaplardan yapılan alıntılarda sayfa numarası verilmeli, alıntılar birebir yapılarak aslına uygunluğu garanti edilmelidir.
- Yazılar birilerine ithaf edilmemelidir.
- Yazarlar, editörün yazılar hakkında değişiklik yapma, düzeltme ve kısaltma haklarını kabul etmiş sayılırlar.
- Yazınızı editor@ayracdergi.com adresine yollayabilirsiniz.
Ayraç


Yorum Yapın