15
Ağu

Nefesinizi tutun, ‘Ayraç’ yayına başladı!

   Yazan: Yunus Emre Tozal   Kategori haber

Edebiyat dünyasının yeni soluğu Ayraç, kıtılardan içe doğru, nefesleri tutarak varolmaya başladı.

İlk sayısında varoluşçuluğun doruk notasına tutunmaya çalışan Jean Paul Sartre’nin “Varolmak susamadan içmek gibi birşeydir” sözünü kapağına taşıyan Ayraç, kitap dünyasına farklı bir pencereden bakarak okumanın düşünsel eylemine geçmeye hazırlanıyor.

Ayraç 1

Kıyılardan içe doğru bir yola çıktık… Nefesimizi tuttuk, var oluyoruz !…

Ayraç’ kitabın içine atılmış bir çapa olacak, içe tutunacağız…

İyi okumak; idrak ederek okumak temelde dünyaya karşı bir tavır alıştır; hem seçim yapmak hem de muhalefet anlamına gelir. Okumanın verdiği sorumlulukla hareket etmeye başlayan insan, ruhun metafizik ayaklanması omzundaki yükle dış dünyasını iç dünyasıyla imar etmeye başlar. İsyanını her nefes alış verişinde, gökyüzüne her baktığında, varoluşunu tefekkür ettiği her anda ortaya koymak ister. Nurettin Topçu’nun ifadesiyle âdem’in “âdem” olma noktasında secde edişinin hikmeti, hakikati tanıma tutkusunun fitilini ateşleyen bir anlayış ve düşünüş biçimindedir.

Nefesimizi tutup suyun altına girerek cümleler oluşturuyoruz. Oluşturduğumuz her cümlenin, kullandığımız her kelimenin varlığa bir lütuf olduğunu hesap ederek okumanın bizlere verdiği özgürlüğü doyasıya yaşıyoruz. Oğuz Atay “Hayat, düşünceleri tutan bir hapishanedir” diyor. Düşüncelerimizi tutmadan, nefesimizi tutup suyun altına girerek düşüncelerimizi ifade ediyoruz. Düşünmek, hayatımızı karmaşık hale getirse de, iç dünyamızda yaptığımız yolculuğun tadını bir başka yolculukta ya da harekette alamadığımız için, gittikçe daha fazla okuyoruz. Ve yazarken de gittikçe daha çok duruyoruz kelimelerin üstünde. Ünlü İspanyol filozof Migual de Unomuno “Başka yazarların neden bazı sözcükleri italik yazdığını anlayamıyorum. Sanırım o sözcüğe dikkat çekip önem artırmak istiyorlar. Hâlbuki benim yazdığım her sözcük zaten önemlidir” derken, kelimelerin üzerinde titremeyi, her kelimenin aslında bir dünya inşa etmeye muktedir olduğunu ifade ediyordu belki de.

İlk sayımızda varoluşçuluğun doruk noktasına tırmanmaya çalışan Jean Paul Sartre’nin bir sözünü kapağımıza taşıdık: “Varolmak susamadan içmek gibi bir şeydir.” Susamadan içtiğini fark edebilenler, çamurdan kuş yapıp üflemeye başladıklarında, kâinatın sırlarına ortak olurlar; Baudrillard’ın tanımıyla kusursuz cinayet işlemiş olurlar.

Hakikat yolculuğunda devrilmeden yol alabilmemiz, kendimizi hakikate konumlandırarak yeniden yüreğimizi fethedebilmemiz, Haydar Ergülen’in mısrasıyla aşka gidecek bisikleti keşfedebilmemiz için, güneşin doğuşuna yeniden tanık olma saatinde daha uzun soluklu bir okuma eylemine başlamış bulunuyoruz. Kaybedeceksek görkemli kaybedecek bir soluğun izinde, inancımızla okuma eylemini birleştirerek savaşmadan fethetmeye hazırız.

Ayraç, kitap okurken notlar alan, yer yer cümlelerin altını çizen, kitapta yakaladığı hakikate yönelik bir cümleyi tekrar tekrar okuyarak mutlu olan, birkaç kitapta okuduğu düşüncelerden yola çıkarak gündelik hayatın herhangi bir anında, okulda, işyerinde, otobüste, metroda, vapurda imgelerle yaşayan, imgeleri buluşturan, kitap okumadan duramayan okurlar için var. Okumanın hallerini, kendine has lezzetlerini paylaşabilen herkes, bu sayfalarda bir şeyler bulacak.

Ayraç’ta ‘moda’ya uygun kapak dosyaları, sayfalar dolsun diye yazılmış metinler, yazarın iç dünyasında yolculuk yapmadan yazdığı yazılar görmeyeceksiniz. Bunun yerine okuma zevki veren metinler, anlam kozasından kelimelerle örülmüş arayış denemeleri, kendinizi kaptıracağınız kitap tahlilleri, kıyıda köşede kalmış iyi kitaplara dikkat çeken yazılar, başucu eserlerine yapılan tahliller, son çıkan kitaplara yazılan inceleme, araştırma ve eleştiri yazıları okuyacaksınız.

Ne devasa bir iddiamız var, nede bir boşluğu doldurmak arzusundayız, okuyor ve düşünüyor ve paylaşmak istiyoruz sadece.

Fikirler öyle ki, ölü güvercinler gibi yere düşüyorlar yaşadığımız zamanda, kitabın dışına bakanlar kitabın içini boşaltıyorlar gitgide.

Kıyılara değil içe, içlere doğru bir yolculuğa çıkalım istiyoruz Ayraç’ la.

İyi okumalar efendim…

Ayraç Ağustos 2009 /İçindekiler

Ahmet Bozkurt / Yüzyılların Tanığı: Jean Paul Sartre

Şahin Torun / Philip Mansel ve Konstantiniyye ve İstanbul Ve Tarih

Cemil Üzen / Kara Kitap’a Dönmek

Cihan Aktaş  / Bir Adres İçin Yoklamalar: Huzursuz Bacak

Yunus Emre Tozal / Okumak , Anlamak ve Yargılamak Üçgeninde “Nietzsche ve Babaannem”e Eleştirel Bir Bakış

Günay Güner / Unutulmayacak Aydın: Beşir Fuad

Mukadder Erkan / Jean Baudrillard: Belirsizlik Çağında Radikal Düşünmek

Nurdal Durmuş / Türk Sinemasında Taşlar Yerine Oturuyor: Asıl Film Şimdi Başlıyor!

Fatih Çodur / İbrahim Tenekeci’nin Dünyası

Ali Utku / İlkçağ Felsefesinden İslâm Felsefesine Felsefe Tarihi, Yeniden

İsa Karaaslan / “Küçük Bir Gökada”dan “Tenezzül”e Mustafa Akar Şiiri

Özlem Yaşar / Bir İstanbul Aşığı, Bir Deniz Ressamı: Ayvazovski

Ali Koçak / İnsanlığın İhtiyacı: Hikmetlerin Özü

Gökhan Şimşek / İmgenin Parçaladığı İskelet: “Cennetin Dibi”

Kübra Çomaklı / İtikattan İmana

Halime Duran / Tel Örgüler Cumhuriyetinde Düş Dokuyan Kadınlar

M. Zübeyr Berk  / Evlilik Öldü Estetiğe Elveda

Ömer Şarlak / “Yabancı”dan Yabancılaşmaya

Ayşenur Bulut / Batı Edebiyatı’nda Müslüman Kadın İmajı

Ayşenur Acar  / Hakikat ve Kurgu Arasında “Aşk”

Özcan Gökhan / Kırık Deniz Kabukları Romanı’nın Türlerarası ve Metinlerarası İncelemesi

Yüksel Güngör / Çıkışın Göstergesi: “Kültür Yorumları”

Mustafa Nazif / ‘Keşke’lerin Romanı: “Kürk Mantolu Madonna”

Ayşegül Tulû / Gece Yürüyüşü: “Kar Mumu”

Cevat Akkanat / Hey, Sen! Bunların Hepsini Okudun mu?

Ayraç / Camekân

Ş. H. Mustafa Efendi / Üç Korner Bir Penaltı: Kadının Yitik Sesi

Kallâvi Efendi / Orta Sahadan Gol: Sefertasında Demlenen Çocukluk

Ayraç’a katkı sağlamak isteyenlerin dikkatine

  • Ayraç, bir edebiyat dergisi değil, kitap tahlili ve eleştiri dergisidir. Hikâye, şiir, deneme gibi ürünlere yer verilmemektedir.
  • Ayraç’a yayımlanması için gönderilen yazı, başka bir dergide, bir kitapta ya da internet ortamında daha önce yayımlanmamış olmalıdır.
  • Ayraç’a gönderilen yazı, aynı anda bir başka dergiye ya da dergilere gönderilmemelidir.
  • Yazıların son çıkan kitaplar hakkında yazılmış olması zorunluluğu yoktur. Başucu eserlerinden ya da çok önceden basılmış herhangi bir kitaptan yola çıkarak yazacağınız inceleme, eleştiri ya da tahlil yazılarınızı da yollayabilirsiniz. Ayraç, kitaplardan yola çıkarak bir dünya inşa etmeye, bir perspektif kazandırmaya, imgelerle donanmış bir yolculukta hakikat arayışı içinde olmaya çabalayan bir dergi olacaktır.
  • Bir ya da birkaç kitabın ortak imgelerinden yola çıkılarak inceleme, eleştiri ya da tahlil yazıları yazılabilir. Bu yazılarda kaynakça belirtilmelidir. Tek bir kitap üzerine inceleme, eleştiri ya da tahlil yazılarındaysa kitapla alakalı notlar ve kitaptan yapılacak alıntılar yazının içine yerleştirilmelidir. Kitaplardan yapılan alıntılarda sayfa numarası verilmeli, alıntılar birebir yapılarak aslına uygunluğu garanti edilmelidir.
  • Yazılar birilerine ithaf edilmemelidir.
  • Yazarlar, editörün yazılar hakkında değişiklik yapma, düzeltme ve kısaltma haklarını kabul etmiş sayılırlar.
  • Yazınızı editor@ayracdergi.org adresine yollayabilirsiniz.

Ayraç

15 Ağustos 2009, 01:19 tarihinde haber kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.


Yorum Yapın

İsim (*Gerekli)
E-Posta (*Gerekli)
Site
Yorumunuz

*