31
Mar

Risale-i Nur’da demokrasinin demokratikleştirilmesi

   Yazan: Yunus Emre Tozal   Kategori tahlil

Toplum olarak Kürt Sorunu, Güneydoğu Sorunu, Şark Meselesi, Bölücü Terör Sorunu, Demokratikleşme gibi farklı adlarla anılan bir mesele dört dilli kitapla derinlemesine ele alınıyor…

Yunus Emre Tozal’ın haberi

Anthony Giddens’ın söz ettiği “demokrasinin demokratikleştirilmesi” sorunu, şüphesiz günümüz toplumunun yaşamsal bir sorununu oluşturuyor.

Albert Camus’nun “demokrasi çoğunluğun kanunu değil, azınlığın saygısıdır” tanımından yola çıkarak, demokrasinin tarifini şöyle yapabiliriz: “Küçük bir topluluğun; aldıkları kararları, basın ve medyayı kullanarak, geniş yığınlara onaylatmasıdır”.

Bu tanıma göre, demokrasinin hedeflerine varmaya çalışılan ve varılması gerektiğine inanılan bir toplumda, sürekli birileri bedel ödeyeceklerdir; ödemek zorunda bırakılır ki, demokrasi basamak basamak yukarı çıkabilsin. Peki, gerçek demokrasiye nasıl ulaşılır, hatta ilk önce “ulaşılır mı” diye sormakta fayda var. Zira J.J.Rousseau’ya göre kelimenin tam anlamıyla gerçek bir demokrasi hiç bir zaman varolmadı ve varolmayacaktır.

Peki, çeşitli kültürel ya da toplumsal baskılar sonucu birbirlerine kışkırtılarak bedel ödemek zorunda bırakılanların, demokrasinin her düzeyde ilerletilmesi için birer “hedef” haline getirilmesi, kışkırtılması, neden hep uğruna mücadele edilecek bir hedef olarak gösteriliyor? Demokrasinin ilerlemesi uğruna bedel ödenmek zorunda mı? Çözüm yok mu? Çözüm mümkün değil mi?

Bediüzzaman: “Şarkı ayağa kaldıracak din ve kalptir.”

Geçtiğimiz Aralık ayında gerçekleşen ve rapor olarak sunulan İslâm mütefekkiri Bediüzzaman Said Nursî’nin mesnedini İslâm’dan alan ‘sulh-u umumî’ ideali ve etnik unsurları kardeş gören dayanışmacı toplum tasavvuru üzerinden hazırlanan rapor, kalıcı bir çözüme ve olumlu bir sonuca katkı dileğiyle Türkçe, Kürtçe, İngilizce ve Arapça dillerinde hazırlanılmış.

kullanToplum olarak Kürt Sorunu, Güneydoğu Sorunu, Şark Meselesi, Bölücü Terör Sorunu, Demokratikleşme gibi farklı adlarla anılan bir meseleye, “Çözüm Mümkün” adlı eser, insan merkezli ve çoğulcu düşünüşe imkân tanıyan bir demokrasi tanımı üzerinden meseleye yaklaşmayı öneriyor.

Mevcut problemi doğuran tarihi arka plan ve zihin kodlarının netleşmesine yardımcı olurken bu sürecin nasıl en iyi şekilde ve sürdürülmesi mümkün sonuçlanabileceğine dair de çözüm önerileri sunuyor. Türklüğe özel bir anlam atfeden anlayışın, ötekileştirmeden nasibi olanlardan önce bu meseleyi bir Türk meselesi olarak ele alması gerektiğine dikkat çeken kitap, empati, farklılığı kutuplaş(tır)maksızın kabullenme, tartışmasız en önemli birleştirici unsur olan din kardeşliğini göz ardı etmeme ve açılımın milliyetçiliği netice veren bir dil üzerinden gerçekleşmemesi gibi öneriler getiriyor. ‘Hemen ne yapılabilir?’e dair sembolik tavsiyelerle de sona eriyor.

Dört Dilli kitap

“Çözüm Mümkün” farklı akademik branş ve kültürlere sahip, lakin ortak paydası insan olan bir topluluğun Türkiye’deki Demokratik Açılım sürecine dair fikirlerini özgürce ifade edebildiği bir atölye çalışmasının ürünü. Bunu yaparken yine bu toprakların ortak paydası bir ismin tavsiyelerinden faydalanıyorlar: Bediüzzaman Said Nursî. Kitabın yayıncılık açısından en dikkate değer yanı ise bu topraklarda en fazla aşina olunan dört dille yayınlanmış olması. Türkçe başta olmak üzere hiç de sanıldığı gibi katır kutur olmayan Kürtçe, din dili Arapça ve dahi küresel iletişimin vazgeçilmezi İngilizce.

Hangi dil daha insanîdir ya da insan hangi dili konuşur? Herhalde aklı başında hiçbirAdemkızı yahut Havvaoğlu yalnızca benim dilim diye tutturmaz. Dilin kendine özgülüğü bu kadar tartışılmaz ve dokunulamaz ise ya insanın kendisi? Hiçbir ideoloji, insanı gözden çıkarmak pahasına yaşamayı hak etmiyor. Ve uzun soluklu düşünüldüğünde insanın kutsiyetini merkeze almayan sistemlerin ayakta kaldığını iddia etmek mümkün gözükmüyor!

Söz Konusu İnsan ise Gerisi Teferruattır!

Demokratik Açılım, mevcut siyasî iktidarın 1920 sonrası bir kısım ideolojik reflekslere pek de uymayacak şekilde çoğulcu düşünüşün ve sivil demokrasinin yapılandırılmasına dönük attığı eksik ama olumlu bir adım. Ve belli kesimlerce ülkenin ortak değerlerini zedeleme amacına matuf bir girişim olarak lanse edilmeye çalışılsa da bunun böyle olmadığı her kesimden aydının ittifak ettiği bir gerçek olarak duruyor.

Özgürlük, özür dileyebilmektir!

Dört dilde yayınlanan ve Demokratik Açılımda karşılaşılan sorunlar için umutsuzluğa gerek olmadığını ifade edercesine haykıran ‘Çözüm Mümkün,’ pek çok çözüm önerilerine sahip. Bu önerilerden bir tanesiyle son verelim yazımıza:

Devletin mağdur ettiği, haksızlığa uğrattığı kişi ve topluluklardan, dinî, etnik ve felsefî kimlik ayırt etmeksizin, özür dilemesi sağlanmalıdır. Özür dilemek, mağduru da, onu mağdur edeni de iyileştirir. Bu özür dilemenin farklı yol ve yöntemleri mevcuttur. Bazı durumlar için Meclisten bir karar çıkarılabileceği gibi, başka bazı meselelerde müfredatta empatik bir düzenleme yapılabilir. Madımak Oteli için yapılan son düzenleme de, bu özür dilemenin bir örneği olarak zikredilebilir.

Hatırlama ve özür dileme önemlidir. Belli sorunlarla karşılaşan toplumlar zamanla bunları çözmek adına, geçmişte yaşanan şeyleri hatırlar ve bundan dolayı özür diler. Onun için devletin yaptığı haksızlıklardan dolayı, Türk’ünden Kürd’üne, Rum’undan Ermeni’sine, dindarından sekülerine, Sünnî’sinden Alevî’sine, kimleri mağdur etmişse bu mağduriyetler için özür dileyebilmesi gerekir.

Müslüman sadece kendi hakkını savunan bir tarafgir olamaz. Eşyanın hukukundan, karıncanın hukukundan sorumludur. İrfan geleneğinde bu vardır; yaratılan her şeye karşı saygılı olmak bizim varoluş biçimimizdir. Bunun için sistemin ciddi bir yüzleşme gerçekleştirmesi gerekmektedir.

Teknik bilgiler ve internet üzerinden sipariş şartlarını görmek için tıklayınız

Haber 7
tenkafesi@gmail.com

http://www.haber7.com/haber/20110315/Risalei-Nurda-demokrasinin-demokratiklestirilmesi.php

31 Mart 2011, 16:42 tarihinde tahlil kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.


Yorum Yapın

İsim (*Gerekli)
E-Posta (*Gerekli)
Site
Yorumunuz

*