20
Haz

Sular Altında Kalan Tarih: Bir Osmanlı Karakolu Adakale

   Yazan: Yunus Emre Tozal   Kategori haber

Adakale

Adakale, 39 yıl önce tuna nehrinin 30 metre derinine gömülen bir adadan öte tarihi değeri ile halen daha hatırlanması gereken bir değerdir. Adakale 500-600 kişilik nüfusuyla Avrupa’dan Karadeniz’e açılan Tuna Nehri üzerinde önemli bir Osmanlı karakoluydu.

Romanya’da Tuna nehrinin tam ortasındaki Adakale, 40 yıl önce önce sular altında kaldı. Farklı kültürlerin izlerini bıraktığı ada ile birlikte, koca bir tarih de yok oldu. Tuna, Batı’dan, Avrupa’nın ortasından Balkanlara kadar uzanan, Avrupa’nın en uzun nehri. Nehir, tarih ve gizem dolu. Romanya ile Sırbistan’ın kesiştiği bu noktada, farklı kültürler de buluşuyordu.

Adakale hakkında aşağıdaki bilgileri okuyabilirsiniz, ama asıl yazının sonunda fotoğraflara tıklayarak Pegasus Fly Magazine dergisinde taradığım sayfalara mutlaka göz atmanızı tavsiye ederim.

Ahmet Engür Adakale sakinlerindendi. Adanın yaklaşık 40 yıl önce önce sular altında kalmasıyla, evinden olmuş. Eski Adakale sakini Ahmet Engür, “Resimlere bakıp, adanın artık eski yerinde olmadığını görmek beni çok üzüyor” diyor. Ahmet Engür, “Ada sakinleri Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı yerlerinden gelmişti. Bosna’dan, Bulgaristan’dan insanlar vardı. Kırgızlar, Aleviler, Sünniler. Arnavutluk’tan gelenler bile vardı. Böyleydi adamız….” 500 metre genişliğindeki ve 1,7 km uzunluğundaki ada önce Avusturya-Macaristan sonra da Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliğindeymiş. Osmanlı, Balkanlar’dan çekilince, Adakale Türk bölgesi olarak kalmış. Türk kültürü unutulmamış.

Eski Adakale sakinlerinin sayısı onu geçmiyor. Eski ada sakinlerinden Turgut Hüsref, “Adanın son sakinlerinden olduğum için, hatıralarımıza sahip çıkıyorum. Kimse Adakale’yi hatırlamıyor ama aslında ada hep bizim içimizde” diyor. Herşey 45 yıl önce başlamış. Romanya ordusu 1967’de adadaki 500 evi yıkmış. Adalıların bir kısmı kıyıya taşınmış, çoğu ise Türkiye’ye göçmüş. Patlayıcılar ve panzerler yüzyılların hatırasını yıkmış. Adakale’nin yerini devasa Tuna-Barajı ve hidroelektrik santrali almış. Komünist rejime göre, kalkınabilmek için daha fazla elektrik gerekiyormuş.

Romanya ile komşusu Yugoslavya, 60’lı yıllarda dönemin dünyada bir nehir üzerinde kurulan en büyük hidroelektrik santralini inşa etti. Adakale sakinlerinin santralin yakınındaki başka bir ada olan Şimian’a yerleştirileceği sözü verilmiş fakat bu söz tutulmamış. Kameraları gören sınır polisi, Engür’ün bugünlük adaya girmesine izin veriyor. Şimian’da yeniden adalarını kurmak isteyen Adakaleliler, kaleden kalan parçaları da tek tek kendi elleriyle taşımışlar. Fakat yetkililer bir süre sonra vazgeçmiş. Şimian’daki mezarlık. Daha doğrusu mezarlıktan arta kalan yıkıntılar… Ahmet Engür’ün annesinin mezarı da burada bulunuyor. Engür’ün annesi, adada resmi olarak defnedilen ilk ve tek Adakaleli olmuş.
Adakale 1Adakale 2

Devamını oku »