11
May

Vahyi Hayata Taşımak: Kur’an’da Aile

   Yazan: Yunus Emre Tozal   Kategori tahlil

kuranda-aile1

Toplumun birlik ve beraberliğinde, sağlıklı nesillerin yetiştirilmesinde, toplumun çağların yıkıcılığına dayanıklılığında ve medeniyetin oluşturulmasında ailenin önemi şüphesiz çok önemlidir. Aile çocuğun doğuştan üyesi olduğu en küçük toplumsal kurum; en küçük yapı taşıdır.  Çocuk ilk toplumsal davranışları, aile üyeleri ile etkileşim kurarak ve onları taklit ederek öğrenir.

Kur’anî bakış açısından hareketle hayatımızı Kur’anî hayat ile inşa etmemiz için, tüketim çağında yaşayan ve değerleri tüketmeye başlayan bizlerin artık İslam’ın inşa etmeyi hedeflediği ‘ekrem’ bireyi; Allah’ın bak dediği yerden bakan şahsiyeti inşa etmeye çalışmamız, aynanın karşısına geçerek aile içi iletişimimizi sorgulamamız gerekiyor. Çünkü tüketecek bir şeyleri kalmayan insanlar bir müddet sonra karşılarındaki kâinata ‘eşref-i mahlûkat” olmak için gönderilen insanı, sonra toplumun en küçük birimi olan aileyi, evliliklerini, en sonunda da kendilerini tüketiyorlar. “Bir çift ayakkabı” olarak benzetilen İslam’ın kadın-erkek benzetmesi, müthiş bir benzetmedir, zira biri olmadan diğeri hiçbir işe yaramaz; iki ayakkabı da aynı ama ikisi de birbirine muhtaçtır. Aile kurumunu bir çift ayakkabı olarak görmek; görebilmek sorunun temeline inmeye vesiledir.

Ramazan Varol ‘Aile Dizisi’ olarak çıkardığı kitaplarına bir yenisini, Kuran’da Aile’yi ekledi. Aile ve ailede eğitim ile alakalı yazarın daha önce Aile Hayatımız, Anne-Baba ve Eğitimciler Olarak Çocuklarımıza Neyi, Ne Zaman ve Nasıl Öğrenelim,  Aile Hayatımız, Ailemizin Sevgi Dili adlı kitapları yayınlanmıştı. Kuran’da Aile, Ramazan Varol’un binlerce erdemli insanların yetiştiği, sımsıcak yuvaların oluşması amacıyla gerçekleştirilen seminerler çalışmalarının kitaplaştırılmış hali. Yazar evliliklerin neden ve nasıl yapıldığı, nasıl yürütülmesi gerektiği, aile içi problemlerin nasıl çözüleceği, çocuk sahibi olunduğunda çocuğun nasıl yetiştirilmesi, eşlerin birbirlerine, çocuklara, çocukların ebeveynleriyle olan ilişkileri ayetler ve hadisler ışığında, sahabenin yaşayışından örnekleriyle ve uygulamalarıyla inceliyor.

Müslüman denince akla gelmesi gereken takva, samimiyet, fedakârlık, sevgi-saygı, nezaket, cesaret, tevazu, kanaat… gibi kavramların ete-kemiğe büründüğü ve hayatın içine girdiği bir toplumsal yapıyı oluşturmak, her Müslümanın üzerine vazife olduğu bir sorumluluktur. Emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münker’i hayatın temel ilkesi yapan bir toplumsal yapının oluşturulması, toplumun en küçük birimi olan aileden başlar.

Kâinattaki her şey ilgiye ve sevgiye muhtaçtır. Atalarımız “Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur” derken, ilgiyi, şefkati, merhameti kast ediyorlardı. Aile kurumu bir ağaç gibidir ve ilgiye muhtaçtır. Eğer ki ilgisiz kalırsak sonunda oluşacak manzaradan sorumlu bizler oluruz. Bu manada eşlerin her konuda birbirlerine yardımcı olmaları gerektiğini ifade eden Ramazan Varol, sadece bu dünyada değil; birbirlerine cennete gitmeleri için de yardımcı olmaları gerektiğini, “Siz ey imana ermiş olanlar! Yakıtı insanlar ve taşlar olan (öteki dünyanın) ateş(in)den kendinizi ve size yakın olanları koruyun, onun başında (gözetici olarak) bulunanlar, emrettiği hiçbir şeyde Allah’a karşı gelmeyen, ama (daima) kendilerinden isteneni yapan kararlı (ve) azimli meleklerdir.” (66 Tahrim, 6) ayetince eşlerin birbirlerine karşı iki cihanda da mutlu olabilmesinin reçetesini yazmakla kalmıyor, uygulamalarla anlatıyor. Kutsal ve yüksek bir amaçla kurulması gereken yuvada aile fertlerinin teker teker bu amacı gerçekleştirebilecek bilinç düzeyi ve yaşam standardı içinde bulunmaları gerektiğini ifade eden yazar, maddi manevi bütün sıkıntıların büyük çoğunluğunun aile eksenli olan sorunlardan kaynaklandığını ifade ediyor.

Kitap dört bölümden oluşuyor. Yazar birinci bölümde Ailenin işlevini, toplum hayatında önemini, medeniyet ekseninde en küçük yapı taşı olduğunu ve bu yüzden de aile içi iletişimin; eşler arasındaki diyalogun aile içi huzurun sağlanması noktasında mühim olduğunu, eşler arası diyalogun nasıl olması gerektiğini, nasıl olursa nasıl sonuçlara varılacağını örnekleriyle ve uygulamalarıyla anlatıyor. İkinci bölümde evlilik müessesini inceleyen yazar, evliliği, evlenme imkânı bulamayanların durumunu, evlilik şartlarını, kısacası mutlu ve huzurlu bir evliliğin reçetesini örnekleriyle, sahabe hayatından uygulamalarıyla, cevaplarını okuyucuların dolduracağı sorularıyla şema halinde grafikleriyle anlatıyor. Üçüncü bölüm Aile fertlerinin birbirlerine karşı sorumlulukları, hanımın beyine, beyin hanımına, ebeveynlerin çocuklara, çocukların annelerine ve babalarına, akrabaların birbirleriyle olan ilişkileri Kuran ve sünnet ışığında irdeleniyor. Son bölüm olan dördüncü bölümdeyse anlaşmazlık ve boşanmayı, boşanmaya götüren davranışları inceliyor.

Kitabı aileyle alakalı diğer kitaplardan ayıran en önemli özelliği, yazarın aile içi iletişiminde püf noktaları “şöyle yapılmalı, böyle yapılmalı” tarzında değil, örnekleriyle, uygulamalarıyla anlatıyor olması. Kitapta uygulamalı örneklerden sonra kitabın içine yazabileceğiz okuyucuya özel ayrılmış boşluklarda, sorulara cevap yazarak kendinizi test edip yaptığınız yanlışların, farkında olmadan yaptığınız davranışların fark edilmesini; fark edilip düzeltmesi için çok mühim. Uygulamalar, sorulara yazılan cevaplar, yer yer slayt şeklinde hazırlanmış sunumlar kitabı anlaşılır kılmakla kalmıyor, fark edilen yanlışların düzeltilmesi için okuyucuya ıslah zemini hazırlıyor; iyileştirme formüllerini oluşturuyor.

Ailenin işlevinin kişiyi erdemli bireysel yaşamdan, erdemli toplumsal yaşama geçişi için bir köprü olduğunu belirten yazar, kulluk etmek üzere gönderilen insanın Allah’ın ilkeleriyle bütünleştiğinin kanıtı olarak sıcak bir yuva örneğini gösteriyor. Sıcak yuva örneğinde mutlu aile ile mutsuz aile arasındaki farkları ortaya koyuyor:

Devamını oku »